Genel

Antalya Yemekleri

Antalya dünyanın en güzel yeridir demiş atalarımız. Genel olarak bakıldığında bir tabiat harikası olarak dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerinde beğenisini kazanmaktadır. Kentin her köşesinde yetişen bin bir tarım ürünü hem ülkemizi hemde dünya mutfağında yerini almaktadır.

Antalya bölgesi genellikle Akdeniz iklimine sahip bir bölgedir. Ancak iç kesimlerde karasal iklim özellikleri gösterir. Bundan dolayı her çeşit sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Özellikle batıda yer alan ilçelerinde seracılı­ğın gelişmiş olması sebze yönünden bir sıkıntı çekilmediğini gösterir.

Halkın büyük çoğunluğu, özellikle kırsal kesimde, çiftçilikle uğraşır. Bu nedenle kendi yiyeceğini kendisi yetiştirmektedir. Kıyıda oturmakta olan halkın çoğunluğunun sebzecilik yapmasına karşın iç kesimlerdeki halk daha çok tahıl yetiştirmektedir.

Ot ağırlıklı Girit yemekleri, Antalya’nın ayrı bir özelliğidir.

Genellikle bitki örtüsünün bodur çalılardan oluşması nedeniyle keçi besiciliği daha gelişmiştir. Kısmen iç kesimlerde koyun yetiştirilmektedir. Hayvancılığın gelişmiş olması hayvansal ürünlerin beslenmedeki yerini ve de­ğerini artırmaktadır.

Antalya Yöresinde Yapılan Yemekler

ÇORBALAR; Tarhana Çorbası                                          

Malzemeler: 1 su Bardağı Tarhana, 8 su bardağı normal su veya et suyu, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 su bardağı yeşil mercimek, 1 baş Sarımsak, 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ½ adet Limon, 2 tatlı kaşığı tuz.

Yapılışı: Ezilmiş ve suda erimiş tarhanayı tencereye koyunuz. Üzerine azar azar 8 bardak suyu ve salçayı koyup karıştırınız. Orta ateşte su kaynayıncaya kadar karıştırınız. Kaynayan çorbaya haşlanmış yeşil mercimek ile nohutları, tereyağını, limon suyunu, tuzu katınız. Yaklaşık 10 dakika karıştırarak kaynatmadan sonra kavrulmuş sarımsak dilimlerini ekleyip, ocağın altını kapatınız.

Kekikli Çorba (Yayla Çorbası)

Malzemeler: Süt, bulgur, nohut, kekik, yoğurt ve sarımsak.

Yapılışı: Tencereye nohut, bulgur, süt ve kekik konup pişene kadar kaynatılır. Tuz, sarımsak ve yoğurt konularak, terbiye yapılır.(Ovacık Köyü / ELMALI)

Göce Çorbası (Alaçorba)

Malzemeler: Fasulye, nohut, bulgur, börülce, mercimek, yağ, tuz, salça, biber.

Yapılışı: Tüm malzemeler önce az bir suda bir taşım haşlanır ve sonra tekrar su, yağ, tuz, salça ve biber ilave edilerek yumuşayana kadar kaynatılır. (Duacı/ANTALYA)

Yarpızlı Çorba 

Malzemeler: Darı(mısır), yarpız (dağ nanesi), yoğurt, tuz.

Yapılışı: Tencerede kaynayan suyun içine yarma dökülüp pişirilir. İçine kıyılmış yarpız atılır. Biraz daha piştikten sonra ya da ayranlı olarak yenilir. (Akoluk Köyü/GAZİPAŞA)

Yarma Tarhana Çorbası

Yapılışı: İyice ayıklanan beyaz buğday bulgur büyüklüğünde değirmende çekilir. Yarma adı verilen kırılmış buğday yağı alınmış ayran ile kazanda pişirilir. Kıvama gelince indirilip parça parça bez üzerine konularak güneşte kurutulur ve bez torbalarda saklanır. Tarhana Kışın çok soğuk günlerde bir gün önceden ıslatılmış fasulye, nohut ile birlikte içi su dolu bir tencereye konularak iyice pişirilir. Üzerine kavrulmuş tereyağına kırmızı acı biber ilavesiyle servis yapılarak yenir. Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez yemeğidir.

YEMEKLER

Domates Cilvesi: Bir tencereye soğan, domates, patlıcan, biber doğranır yağ, pirinç ve tuz ilave edilerek kavrulur. Ateşten indirilmesine yakın sarımsak, nane, fesleğen konur. Sıcak olarak servis yapılır.

Burani: Zeytinyağlı ıspanak yemeği. Limon ve yoğurt ile soğuk yenir.

Testi Kebabı (Kaynama): Testinin içinde çok az suyla pişen ettir. Haşlanmış keçi eti içersine pirinç koyularak da yenilir. Diğer adı kaynamadır.

Alafaşı:

Doğal otlardan yapılan bir yemek türüdür. İlibada, ebegümeci veya buna benzer tarla bitkileri toplanır, yıkanıp temizlenerek ince ince kıyılır. Daha önceden hazırlanmış bulgur veya pirinç, zeytinyağı, kırmızıbiber, domates veya salçası, kıyılmış soğan ve tuz ile kavrularak üzerine su eklenir ve pişirilir.

Borana: Haşlanmış yumurtalar sarımsaklı yoğurda doğranır. Üzerine yağ, toz biber ısıtılarak dökülür.

Softalar Aşı:

Bolca doğranan kuru soğan yağda iyice kavrulur, su ilave edilerek kaynatılır, içine ufalanmış yufka ekmeği bulunan tabağın üzerine kavrulmuş soğanlı su dökülür. Sonra da üzerine limon sıkılarak sıcak sıcak yenilir. Tencerede kaynayan su içerisine yumurta kırılarak da yenilmektedir.

İlibada (Labada) Aşı: Kışın kırlardan toplanan labada otu bulgur ve yağ ilavesiyle birlikte kavrulur. Pilav haline gelince ateşten indirilerek sıcak sıcak yenilir.

Piyaz:

Malzemeler: Çandır fasulye (500 gr) Sos: Tahin (1 kahve fincanı), sarımsak (ezilmiş 5-6 diş), zeytinyağı (2 kahve fincanı), limon suyu (1 adet), sirke (1 kahve fincanı), tuz ( 1 tatlı kaşığı), su (2 çay bardağı),

Üst Malzemeler: Haşlanmış yumurta (4 adet), domates (3 adet), yeşilbiber (6 adet), kuru soğan  (4 adet), maydanoz (1/2 demet), kırmızı pul biber, karabiber ve tuz.

Yapılışı: Haşlanmış fasulyeleri yayvan servis tabağına koyunuz, üzerine yukarıda belirtilen sos malzemelerini karıştırarak dökünüz. Salatayı, kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri haşlanmış ve dörde bölünmüş yumurtaları ayıklanmış ve yıkanıp ince kıyılmış yeşilliği ve baharatları ekleyerek süsleyiniz.

Hibeş:

Malzemeler: 1 su bardağı tahin,  3 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı acı kırmızıbiber, 1 çay kaşığı tuz,  2 limonun suyu, 1/2 su bardağı su.

Tahin dövülmüş sarımsak, kimyon, acı kırmızıbiber ve tuz ile karıştırılır. Llimonsuyu azar azar eklenip iyice yedirilir. Boza kıvamına gelene kadar su ilave edilir. Tabaklara servis yapıldıktan sonra zeytinyağında hafif kızartılmış acı biber ilave edilir. Meze olarak yenir.

BÖREKLER

Su Böreği: Bir kilo un ve 12 yumurta su katmadan yoğrulur. Yufka açılır. Kızgın suda haşlanır. Haşlanan yufkalar tepsiye serilir. Soğan, maydanoz, nane, keş (çökelek), kıyma yağla kavrulur, yufkaların arasına serilir. Ocakta üzerine sıvıyağ gezdirilerek kızarıncaya kadar pişirilir.

Tepsi böreği: Maydanoz, ıspanak, soğan gibi sebzeler ince ince doğranır. Keş (çökelek) tuz, nane, biber ile karıştırılır. Yağlanmış tepsiye iki kat yufka içine hazırlanan içten konularak bir yufka daha serilir. Bu işlem bir kez daha tekrar edilerek pişirilir.

Kapama: Yufka kalınca açılır, arasına çökelek, maydanoz, serilerek birbiri üzerine kapatılır. Saç üzerinde pişirilir, pekmez veya balla yenir.

Bastarya (Babacana): Mısır unu ile yapılan ıspanaklı börek.

TATLILAR

Kabak Tatlısı:

Kabak Tatlısı Malzemeler: 1,5 kg bal kabağı, toz şeker (3 su bardağı), tahin (1 çay bardağı, ceviz içi (1 çay bardağı)

Hazırlanışı: Dilimlenmiş bal kabağını tencereye koyulup üzerine şeker gezdirilerek 24 saat bekletilir. Sonra ateşe konup kaynayınca altı kısılarak kaynamaya bırakılır. Suyunu çekmeye yakın altı kapatılır. Soğumuş kabakları servis tabağına aktarılıp üzerine tahin gezdirilir, dövülmüş ceviz ile süslenir.

Kıvrım ( Sarıburma ):

Un içine sıvıyağ, yumurta ve süt katılarak kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. Biraz nişasta ilavesi ile senitte yufka şeklinde açılır. Bütün yüzeyine ceviz, susam, fıstık, badem, toz tarçın ve toz şeker karışımı ekilerek oklavaya sarılır. İki ucundan ortaya doğru itilerek kırışık bir durumda ortaya toplanır. Sonra oklavadan sıyrılarak bir tepsiye içten dışa doğru dizilir. Üstüne eritilmiş bol tereyağı ilavesi ile mümkünse kor haline gelmiş közde,  bir saçın altında veya fırında kızarana kadar pişirilir. Sıcakken üzerine önceden hazırlanan soğuk şerbet dökülüp dinlendirildikten sonra ikram edilir.

Pelize: Önce şekerli su kaynatılır. Ayrı bir kapta suyla karış­tırılmış nişasta kaynayan suya karıştırılarak ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilip ocaktan indirilir. Üstüne eritilmiş tereyağı dökülür.

Kirkitle (Çivirdik): Kışın çok soğuk günlerde yapılan bir tatlı çeşididir. Bal, şeker veya en çok da pekmez ile yapılır. Kavrulmuş susam, ısıtılıp kaynayan pekmez içine atılıp karıştırılır. Bir kap içine dökülür, pencerenin dışına konularak soğumaya bırakılır. Soğuyunca iyice sertleşen kirkitle kırılarak yenilir.

Bestel (Pestil-İncir Reçeli): Taşağıl Kasabası’nın ve yakın köylerinin en meşhur yiyeceklerindendir. Maya ya da Amat yemişi olarak adlandırılan incir çeşitleri tam olgunken toplanıp kurutulurlar. Kurutulmuş incirler üst üste getirilip küçük deste yapılıp keskin bir bıçak ile ince ince doğranır ve kaynamakta olan şerbetin içerisine atılır. Büyük ağaç bir kepçe ile hafif ateşte sık sık karıştırılarak pişirilir. Sonra içerisine kavrulmuş susam, yerfıstığı, ceviz ve karanfil konulur. Yeterli kıvama gelince ateşten indirilir. Soğuyan bestel içi sırlı toprak testilere doldurularak saklanır. Yaz ve kış günlerinde yufka ekmeği arasına konularak yenilir. Yörede içi bestel dolu olan dürüme (Bestelli tomaç) denir. Zamanımızda incir ağaçlan azaldığı için yapımı azalmaktadır.

ÖĞÜN ARASI EĞLENCELİKLERİ, İKRAMLAR

Kölle: Buğday, kuru fasulye, kuru nohut, kuru bakla, kuru mısır, kaynatılır. Kırmızıbiber, karabiber, tuz eklenir. Üzerine dövülmüş ceviz ve badem, nar ekşisi, limon suyu ve isteğe göre pulbiber, karabiber gibi baharatlar eklenerek yenir. Kölle özel anma günlerine özgü bir yemektir. (Diş köllesi, sünnet köllesi, düğün köllesi)

Keşkek: İyi kalite buğday iyice temizlenir. Islatılan buğday dibekte kabuğu çıkana kadar, taneler ezilmeden dövülür. Sonra rüzgârda savrularak kabukların tanelerden ayrılması sağlanır. Taneler yel önünde savrularak veya su ile iyice yıkanarak kabuklardan arındırılır. Bol su ile hafif ateşte pişirilir, özleşince ateşten indirilir, sıcak sıcak servis tabağına konulunca üzerine, eritilmiş, kavrulmuş ve içine tercihe göre acı kırmızıbiber konulmuş tereyağı dökülür, yanında et yemeği ile servis yapmak adettir. Keşkek yemeği Antalya merkez ve ilçe ve köylerinde, düğünlerde, mevlitlerde, özel gün yemeklerinin demirbaşıdır.

 GİRİT GÖÇMEN MUTFAĞI

Yöre Mutfağında baskın unsurlardan biri dekentimize 1924’de mübadele ile gelen Girit Göçmenlerince bilinen tariflerdir. Doğadan çok iyi yararlanan, ağırlıkla bitkisel kökenli beslenmeye dayanan bu mutfağa daha sonra “Akdeniz Tipi Beslenme Tarzı” adı verilmiş ve modern tıbbın önerdiği sağlıklı beslenmenin formülü olmuştur. Aşağıda bu mutfaktan örnekler verilecektir.

Şilofta ( Loğusa Çorbası ) :

Daha çok loğusa kadınlara yapılan bir çorbadır. Mayasız hamur yoğrulup oklava ile açılır ve erişte gibi kesilir. Bu ince parçalar tencerede kaynayan suya atılıp haşlanır ve çorba kıvamına gelince içine şeker atılıp üstüne tarçınlı kızgın yağ dökülür. En üste dövülmüş ceviz ve badem serpilip sunulur. Loğusa kadının sütünü arttırdığına inanılır.

Askolibrus – Kenger ( Şevket Bostanı – Şevket-i Bostan – Akkız ):

Dikenli bir ottur. Ayıklanmadan önceki haline “Aladiken” de denir. Yaprakları sıyrılıp kökleri kesildikten sonra elde edilen bitkinin beyaz dalları ahtapot bacaklarını andırır.  Dikenleri ayıklanıp yıkanır, uçları yarım parmak uzunluğunda doğranıp kök kısmı da ikiye veya dörde bölünür. Tencerede zeytinyağı dökülüp arzuya göre soğanlı veya soğansız olarak yağda çevrilir. İster beyaz, istenirse domatesli ve/veya etli pişirilir. Etli tarifte;  Zeytinyağında tavuk eti ve soğan kavrulur. Doğranmış Askolibruslar ve su eklenerek beyaz olarak pişirilir. Pişmeye yakın istenirse bir kasede 1-1.5 kaşık un ve 1 limon suyu karıştırılarak terbiye yapılıp biraz daha pişirilir. Haşlanıp salatası da yapılır. Haşlama suyu da içilirse şifalı olduğuna inanılır.

Vruvez ( Turp Otu, Hardal ) :

3 çeşidi vardır. Tatlısı ( Qlikovruvez ), ( Rapanovruvez ) az hardallısı ve daha acısıdır ve en acısı da ( Prikovruvez )’dir. Haşlanarak salatası yapılır. İlk iki çeşide limon konabilir ama Prikovruvez’e sadece zeytinyağı konur. İstenirse haşlandıktan sonra süzülüp az yağda çevrilir. Başka bir kapta bol yumurta ( 1 kg. ota 6 yumurta) çırpılıp üstüne eklenir, kısık ateşte çevire çevire pişirilir. Sonra kapakla ters yüz edilip bu sırada biraz yağ eklenir. Turp otu çiçeklenmeden çıkan filizleri daha lezzetli olur. Tazeleri böyle pişirilirken turp otu kartlaşıp göbeklenmiş haline “Aştates veya Astaşa” denir ve ya haşlanıp salata yapılarak veya yumurta ile yemeği yapılarak yenir.

Rapanovruvez iç bakla (bakla giliği) ile kaynatılarak salata da yapılır. Önce bakla konur kaynayan suya ve biraz kaynatılır. Sonra güzelce yıkanmış turp otları içine atılıp yumuşayana kadar biraz daha kaynatılır. Limon ve yağ ilavesiyle servis yapılır. İki türün kökleri yenir ancak Prikovruvez’in kökü yenmez.

Marasa ( Malatura, Rezene, Arapsaçı ) :

Dereotuna benzer kokulu bir ottur. Beyaz köklerinden ayıklanıp yıkandıktan sonra işaret parmağı uzunluğunda doğranır. Soğanla isteğe göre beyaz,  domatesli veya etli pişirilebilir. Pişmeye yakın biraz un ve limon ile yapılan terbiye eklenip iki taşım daha kaynatılır. Askolibrus (Şevketi bostan) denen dikenli ot ile birlikte de pişer. Onda Marasa daha sert olduğu için önce konup biraz pişirilir ve aynı terbiye bu türlü yemeğe de yapılır. Marasa kuru fasulye ile de pişirilebilir.

Çulama:

Girit Göçmenlerinin önceleri yılın başında bolluk ve bereket dileğiyle yaptıkları bir yiyecek olup, sonraları bütün yıl, özel günlerde yapılmaya başlanmıştır.

Yapılışı: Un, su ve tuzla kula kmemesi yumuşaklığında bir hamur yoğrulur. İçine isteğe göre süt, yumurta da konabilir. Bu hamurdan alınan bezeler açılıp saçta pişirilir. Bir yanda yağlı, büyük bir tavuk haşlanır. Diğer yanda ıslanan pirinç yağda ince kıyılmış soğanla çevrilir. İçine haşlanıp didilmiş tavuk eti, tavuk ciğeri, ince doğranmış havuç, dövülmüş ceviz içi, kabuğu soyulmuş badem, dolmalık çam fıstığı, kuş üzümü, tarçın, pirinç, tuz ve karabiber eklenir ve tavuk suyu katılarak iç pilav hazırlanır. Pilav demlendikten sonra tepsiye aralarına tavuk suyu gezdirilip 3-4 kat yufka serilir ve bu işlem araya iç pilav döşenerek 2-3 kez tekrarlanır. En üstteki kata da iç konur, üstüne de tavuk suyu veya arzuya göre süt gezdirilip fırında pişirilir. Çulama hazır yufka ile de yapılabilmektedir.

Papulena Fava:

Bilindiği gibi fava bakladan yapılmaktadır. Giritliler bu bilinen usulde de fava yapmaktadırlar ancak onlar asıl fava bitkisi olan bezelye büyüklüğünde ve şeklinde ancak rengi ondan daha açık papules bitkisini kullanırlar.

Yapılışı: Önce taşı olur diye ayıklanıp yıkanır ve suyu iki kez değiştirilmek suretiyle kaynatılıp asıl suyu konur.  Sonra soyulup üstten bir bıçak izi yapılan bir baş soğan favanın piştiği tencerenin ortasına yerleştirilir. Hafif ateşte fava mercimek çorbası gibi yumuşayana dek kaynatılır ve tabağa alınır. Yanında sardalya, ekşili marul veya radika salatası ile yenmesi önerilmektedir.

Bitki tazeyken yeşil yaprakları biraz tuzla ovulup, zeytinyağı ve limonla salatası da yapılır.

Pol(z)araça ( Küçük Ayaklar ) :

Oğlak ayakları küllü kaynar suya yatırılıp etli yeri kalacak şekilde derinin üstündeki tüyleri temizlenir. Diğer yanda bağırsakları, önce dışı ve çöple ters çevrilip içi bol suyla yıkanır. Yıkadıktan sonra bu kez turunç yaprakları ile ovularak temizlenir ve bu işlem güzel de koku verir. Oğlak ayağındaki iki tırnağın arasına bağırsağın ucu sıkıştırılarak dolanır ve ilmek atılarak düdüklü tencereye yerleştirilir. Bir de oğlağın işkembesi temizlenip yemeklik doğranarak buna ilave edilir.

Bir büyük soğan, kabuğu soyulup tüm olarak biraz sıcak su ve kokuyu alması amacıyla birkaç tane karabiber ilavesiyle bu yemeğe eklenip haşlanır. Eğer arttıysa kalın bağırsak ve işkembenin yağı Giritlice (K)Nisari (Elek) denen şekilde sıkı sıkı sarılarak tencereye ilave edilir. Diğer bir tencereye yarım ay şeklinde kalınca kuru soğan doğranır içine az zeytinyağı konup kavrulur. Tencerede haşlanan oğlak ayakları ve işkembe biraz salça ilavesi ile kavrulan soğana eklenip üstüne doğranmış bol domates döşenerek kısık ateşte pişirilir. Bu yahniden başka oğlak ayaklarının paçası da yapılır.

Okka Kabağı ( Girit Kabağı ) : Parmak şeklinde ve büyüklüğündedir.

Yapılışı: Kabuğu soyulmadan ( sadece baş tarafları kesilip ) ikiye ayırmadan ortadan bıçakla kesilir. Bıçağın son bulduğu yerden itibaren bu kez ters yönde kesilir. Bir tabağa hazırlanan dilim peynir, domates dilimleri ve sarımsak dişleri sıra ile kabağın içine döşenerek tuzlanır ve özenle tepsiye dizilir. Başka bir kâseye zeytinyağı, tuz ve kırmızıbiber konup iyice çırpılarak hazırlanan sos kabağın üstüne gezdirilir. Arada bir azaldıkça su ilavesi yapılarak fırında iyice kızartılır.

Okka kabağı etli de pişirilir. Bunun için kabaklar zeytin yağında kızartılıp et haşlanır. Et altta, kabaklar üstte olacak şekilde fırın tepsisine döşenir, en üste kabukları soyulup doğranmış domates ile karıştırılmış biraz salça ve kırmızıbiber karışımı dökülüp en üste tuz ve karabiber ekilir ve fırında veya tencerede pişirilir.

Bir başka tarifte; kabağın birkaç yeri bıçakla delinerek içine sarımsak dişleri sokulur. Bir tencerede zeytinyağında kavrulan soğana doğranmış domates, eklenerek üstüne kabaklar dizilir. Üstüne de beyaz peynir ufalanarak pişirilir.

Yahnera ( Karışık ot yemeği) :

Kçunades (gelincik), Sarikaça (katırtırnağı), Astates, Asgadates (iğnelik,  hanımın iğnesi), deve kengeri ve başka kenger çeşitleri vb. otlarla etli veya etsiz yapılabilir. Etlisinde tencerede önce kuşbaşı et sonra soğan kavrulduktan sonra isteğe göre salça konur veya beyaz olacak şekilde temizlenip doğranmış otlar katılıp kısık ateşte solana kadar pişirilir.  İndirmeye yakın önce bir kaşık un ve limon suyu ile terbiye dökülerek bir taşım daha kaynatılarak altı söndürülür.

Kaynak: İl Kültür ve Turizm Halk Kültürü Arşivi YB.1989.0003 – YB.2001.0001, Hüseyin ÇİMRİN, Bir Zamanlar Antalya, Yakın Zamana Yolculuk,cilt 2,2006 Antalya

8 Ağustos 2019 / by / in
Otoyol yapılmak istenen plaj için karar çıktı

Yargı, Kaputaj Plajı’ndan geçecek ve otoyol yapılmak istenen proje için verilen iznin yürütmesini durdurdu. 

Antalya‘nın doğa harikası Kaş ilçesi ve Kalkan arasındaki Kaputaş Plajı’ndan da geçen Kaş-Kalkan otoyol projesine karşı açılan davada Antalya 2’nci İdare Mahkemesi, ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti. Mahkeme, iki hafta önce ise 2842 metrelik güzergâha yol yapılmasına ilişkin Antalya Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu’nun verdiği iznin yürütmesini durdurdu. Mahkeme kararına ilişkin bilgi veren avukat Tuncay Koç, “Yaşam alanlarına sahip çıkan Kaşlılar kazanmıştır” dedi.

Karayolları Genel Müdürlüğü, dünyaca ünlü Kaputaş Plajı’nı da içine alacak şekilde, Kaş ilçesi ile turistik Kalkan Mahallesi arasına 28 kilometre uzunluğunda, 4 şeritli, 26 metre genişliğinde otoyol projesi hazırladı. Maliyeti 73 milyon lirayı bulması beklenen, 4 viyadük ve toplam uzunlukları 5 kilometreyi aşan üç tünel bulunan yolun, doğal dokuya zarar vereceği nedeniyle Peyzaj Mimarları Odası Ankara Şubesi, Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği ile 77 bölge sakini, Ağustos 2017’de yargıya başvurdu.

Otoyol yapılmak istenen plaj için karar çıktı

İlk dava, Antalya Valiliği tarafından otoyol projesi için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararına, ikinci dava ise birinci derecede sit alanından geçen 2842 metrelik güzergâha ilişkin Antalya Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu’nun verdiği izne karşı açıldı. İki hafta önce, Antalya 4’üncü İdare Mahkemesi, Kaputaş sit alanından geçen otoyol projesine izin veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu’na karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.

‘PROJE TELAFİSİ OLMAYAN ZARARLAR VERİR’

Koruma Kurulu kararına açılan dava dilekçesinde, ‘Halihazırda bir yol varken üstelik üst kotlardan geçen köy yolları da varken (asfalt halde) yeni bir yol geçirilmesi zorunlu değildir’ ifadelerine yer verildi. Dilekçede, Kaş gibi özellikli doğası olan antik ve doğal sitlerle bezeli, butik bir turizm kentine bu projenin hiçbir getirisinin olmadığı, götürüsünün yüksek olacağı, projenin telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağı kaydedildi. 4. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi.

‘ÇED GEREKLİ DEĞİL’ KARARI İPTAL EDİLDİ

‘ÇED gerekli değildir’ kararına karşı açılan ikinci davada ise bölgedeki Likya orkidesi başta olmak üzere endemik bitki türleri ve yaban hayatı varlığını tehdit ederek yok olmasına ve bölgede doğal habitatların parçalanmasına neden olacağı vurgulandı. Otoban projesinin planlandığı bölgede yoğun trafik akışı olmadığına da dikkat çekilerek, 73 milyonluk yatırımın çöpe gideceği, öte yandan doğal SİT bölgelerinin yok olacağı belirtilerek, ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi.

Kaş Turizm Tanıtma Derneği tarafından açılan bu davada ise Antalya 2’nci İdare Mahkemesi, Antalya Valiliği’nin ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti.

KAŞLILAR KAZANDI

Mahkeme kararına ilişkin bilgi veren avukat Tuncay Koç,
“İki hafta önce Kaş’ta Kaputaş Sit alanından geçen otoyol projesine izin veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Komisyonu’na karşı açtığımız davada Antalya 4’üncü İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bu kararın ardından ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davada da Antalya 2’nci idare Mahkemesi ÇED Gerekli değildir kararının iptaline karar verdi. Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği ile Peyzaj Mimarları Ankara Odası başta olmak üzere, Kaş Çevre Platformu ve Kaş Koruma Platformu’na üye 76 Kaşlı yurttaşın açtığı davalarda böylelikle mutlu sona ulaşıldı” dedi.

Bu iki karar doğrultusunda 6 arkeolojik sit ve 2 doğal sit alanından geçen 28 kilometrelik yolun yapılma olanağının kalmadığını belirten Koç, “Mahkeme, alınan yürütmeyi durdurma kararını dayanak göstererek projenin bütünlüğünün kalmadığını, bu haliyle projenin gerçekleştirilemeyeceğinden bahsederek ÇED gerekli değildir kararını iptal etti. Böylesine özel doğaya ve antik yapılara, endemik türlere sahip bir alanda yol projesinin düşünülmesi dahi yanlıştır. Karayolları Genel Müdürlüğünün bölgenin ihtiyaçları ve dokusunu gözetmeden sadece duble yol yapmaya kilitlenmiş anlayışının da doğru olmadığı bu kararlarla görülmüştür. Yaşam alanlarına sahip çıkan Kaşlılar kazanmıştır” dedi. (DHA)

26 Mart 2018 / by / in
Kurtulmuş: Bu yıl 38 milyon turist bekliyoruz

Bu yıl en az 38 milyon turist hedeflediklerini belirten Turizm Bakanı, bunun 6 milyonunun Rusya ve 5 milyonunun Almanya’dan geleceğini öngördüklerini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Almanya ile ilişkilerde olumlu sürecin başlangıcında olduklarını bunun turist sayısına yansımasını beklediklerini söyledi. Kurtulmuş: Bu yıl 38 milyon turist bekliyoruz dedi

Kurtulmuş: Bu yıl 38 milyon turist bekliyoruz

Ankara’da TÜRSAB heyetini kabulünde yaptığı konuşmada Kurtulmuş,
Geçen yıla göre Almanya’dan gelen turist sayısında artış olduğuna dikkat çekerek
bu yıl 5 milyon Alman turiste ulaşılacağını ve “Almanya ile olumlu sürecin başlangıcındayız,
gerginliklerin ne şekilde telafi edileceği konusunda bir takım pozitif yaklaşımlar var” diye konuştu.

Bu sene Rusya’dan Türkiye’ye gelecek ziyaretçi sayısının 6 milyonu geçeceğini tahmin ettiklerini de söyleyen Kurtulmuş, “Gelişmeler böyle devam ederse bu yıl en az 38 milyon turist hedefimiz var” ifadesini kullandı.

Turizmde Çin, Endonezya, Güney Kore, Hindistan, Japonya ve Malezya pazarına açılma zorunluluğu olduğunu da vurgulayan Kurtulmuş, “Bu ülkelere tanıtım için her imkanı kullanacağız” değerlendirmesini yaptı. Kurtulmuş ayrıca, “Turizmde 49 yıllık tahsisleri biten şirketlere yeni tahsis yapılmasıyla ilgili düzenlemeye önümüzdeki günlerde Maliye Bakanlığı onay verecek ve çözeceğiz” dedi.

Kış turizmi yatırımcısı bir daha düşünsün

Küresel ısınmanın turizmde yakın ve orta vadede yaratacağı değişimlere dair açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Turizmcilerin bugün Türkiye’de kış turizmine yönelik tesis kurarken yarının yaz turizmini düşünmeleri gerekiyor” dedi. Küresel ısınma tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de ciddi biçimde etkiliyor. İklim değişikliklerinin ağır etkilerinin 2050’den sonra daha fazla hissedileceği belirtiliyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, turizm ile iklimin her geçen gün daha fazla iç içe girdiğine, turizme bakış açımızı değiştirmezsek önümüzdeki yıllarda çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağımıza dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Levent Kurnaz, 2050 yılından itibaren İstanbul’da hava sıcaklıklarının 45 derecelere ulaşacağını, deniz seviyesinin Kadıköy’de metronun girişini aşacak şekilde yükseleceğini anlatıyor.

Verilen bilgilere göre 2070 yılından itibaren Erzincan’ın batısında kalan bölgelerde
kar görme olasılığımız giderek ortadan kalkarken, 2100 yılından sonra Türkiye’nin güney yarısı çöl olacak.

 

19 Mart 2018 / by / in
Tekstil sektörü ihracatına BTSO imzası

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO’nun Türkiye’nin en fazla Ur-Ge projesi yürüten kurumlarından birisi olduğunu belirterek, mart ayındaki alım heyeti programının tekstil sektörünün ihracatına büyük katkı sağlayacağını söyledi. Tekstil sektörü ihracatına BTSO imzası

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayında yeni bir alım heyeti organizasyonuna daha imza atıyor. Ticari Safari Projesi kapsamında bugüne kadar 15 binden fazla iş insanını Bursalı firmalarla buluşturan BTSO, şimdi de Tekstil Uluslararası Rekabeti Geliştirme (Ur-Ge) projesi kapsamında yaklaşık 30 ülkeden 350’ye yakın yabancı firma temsilcisini Bursa’ya getiriyor.

Tekstil sektörü ihracatına BTSO imzası

10 ayrı Ur-Ge ile Türkiye’deki oda ve borsalar arasında en fazla projeyi yürüten BTSO,
daha önce tekstil sektörüne yönelik 3 ayrı alım heyetiyle 600’den fazla yabancı alıcıyı Bursalı firmalarla buluşturdu. BTSO, şimdi de giysilik kumaş sektörü üyelerine yönelik alım heyeti organizasyonu düzenliyor. Tekstil Ur-Ge Projesi’nin kurumsal markası olan BURTEX çatısı altında Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenecek fuarda, 80’e yakın sektör temsilcisi stant açacak.

BTSO liderliğinde daha önce Eylül 2016, Mart ve Mayıs 2017 tarihlerinde 3 ayrı alım heyeti organizasyonu düzenlenirken, bu etkinliklere yurt dışından 600’den fazla firma temsilcisi katıldı. Junioshow Fuarı’nın ardından 2018 yılının ikinci alım heyeti organizasyonu olan BURTEX Fashion Fabric Show’a 350’ye yakın iş dünyası temsilcisi katılması bekleniyor. 27-31 Mart 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan programa, BUTTİM tarafından düzenlenen Ur-Ge Projesi firmaları da destek veriyor.

Sektörlere Ur-Ge dopingi

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Ekonomi Bakanlığının da desteklediği Ur-Ge çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. İsmail Kuş, Mart ayındaki alım heyeti programının tekstil sektörünün ihracatına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. İsmail Kuş, “Ur-Ge projelerimizin de destekleriyle uzay havacılık savunma, tekstil, kimya, kompozit gibi birçok sektörde kentimizin dış ticaret hacmi artıyor. BTSO olarak Bursanın ihracatta yakaladığı bu başarının çıtasını her geçen yıl artırması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

200 bin iş görüşmesi

İsmail Kuş, Ticari Safari Projesi kapsamında
bugüne kadar 100’e yakın ülkeden 15 bin 200 iş insanını Bursalı firmalarla buluşturduklarını belirterek,
“Tekstil Ur-Ge Projemiz kapsamında daha önce gerçekleştirdiğimiz 3 alım heyeti programında firmalarımız 2 bin 300’e yakın iş görüşmesi yaptı. Bu görüşmelerimizin yaklaşık yüzde 40’ı olumlu sonuçlandı. BTSO olarak sektörlerimizin ihracat odaklı büyümesini istiyor ve bu hedefler doğrultusunda projelerimizi geliştiriyoruz. Alım heyeti programımız da hem sektörümüzün büyümesine, hem de ihracatımızın artmasına büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

19 Mart 2018 / by / in
Tarımsal kredilerde esaslar belirlendi

Büyükbaşlarda sütçü, etçi ve kombine sığır yetiştiriciliği, yaygın hayvansal üretim, su ürünleri sektörü, yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan kullanımlarında 100 bin liraya kadar, yem bitkisi üretiminde ise 2.5 milyon liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullandırılacak. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğince (TKK) düşük faizli tarımsal yatırım ve işletme kredisi kullandırılmasına ilişkin uygulama esasları belirlendi. Tarımsal işletme kredileri’nde esaslar belirlendi

Tarımsal işletme kredileri

Bakanlar Kurulunun 8 Ocak’ta yürürlüğe giren kararı doğrultusunda, küçük üreticilerin daha fazla desteklenmesi amacıyla büyükbaşlarda sütçü, etçi ve kombine sığır yetiştiriciliği, yaygın hayvansal üretim, su ürünleri sektörü, yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan kullanımlarında 100 bin liraya kadar, yem bitkisi üretiminde ise tek yıllıklar da kapsama alınarak 2 milyon 500 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullandırılacak.

Söz konusu karara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak, 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Kredide kapsam genişledi

Buna göre, sübvansiyonlu kredi kapsamına süt işleme, meyve sebze kurutma, meyve suyu üretimi, salça, turşu, reçel, konserve, balık tütsüleme-kurutma- paketleme, tıbbi aromatik bitkilerin işlenmesi ve paketlenmesi de alındı.

Üreticilerin, faiz indirimli işletme ve yatırım kredisi kullanabilmesi için 5 baş ve üzerinde manda-damızlık sığırı işletmesi kurmaları veya işletme kapasitesini 5 baş ve üzerine çıkarmaları gerekecek. Krediyle temin edilecek sığırlar, damızlık belgesine sahip, ilk yavrusuna gebe veya en fazla ilk doğumunu yapmış, azami 36 aylık olacak. Mandaların ilk yavrusuna gebe veya en fazla ilk doğumunu yapmış ve en az 48 aylık olması dikkate alınacak.

Karar kapsamında damızlık düve yetiştiriciliği kredisinden yararlanabilmek için 50 baş ve üzeri kapasitede işletme kurulması veya mevcut işletme kapasitesinin 50 baş ve üzerine çıkarılması zorunlu olacak. Hayvanların kaba yem ihtiyacını kendi işletmelerinde temin eden üreticilerin kredi talepleri öncelikli değerlendirilecek.

Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği kredisinden yararlanabilmek için, koyunda en az 50 baş, keçide en az 25 baş kapasiteye sahip işletme kurulması ya da mevcutların belirtilen kapasitelere veya üzerine çıkarılması istenecek.

Arıcılık kredisinden yararlanacak arıcıların, arıcılık kayıt sistemine kayıtlı, asgari 50 ve daha fazla sayıda arılı kovanla işletme kurması ya da mevcut arılı kovan sayısını 50 ve üzerine çıkarması, Bombus arısı üreten işletmelerin Bakanlıktan üretim izni almış olması şartı aranacak.

Kanatlı sektörü

Damızlık kanatlı yetiştiriciliği kredisi kullanabilmek için asgari; etlik piliç için 10 bin, yumurta tavuğu için 7 bin 500, hindi, kaz, ördek için bin, bıldırcın için 2 bin, devekuşu için 50 ve üzeri kapasitelerde işletme kurulması veya kurulu işletmelerin en az bu kapasitelere çıkarılması talep edilecek. Sektöre yönelik yatırım kredileri kümes, gübre işleme tesisi, yumurta işleme, tasnif, paketleme tesisi yapımı ve tadilatlarını, biyogüvenlik önlemlerini, kendi elektrik ihtiyaçlarını yenilenebilir enerji kaynaklarından üretmek için gerekli ekipman ve makine alımıyla diğer yatırım giderlerini kapsayacak.

Su ürünleri yetiştiriciliği yapacak üreticilerin faiz indirimli yatırım kredisine başvurabilmeleri için projelerin Bakanlıkça onaylanmış olması gerekecek.

Sera modernizasyonu için ayrı ayrı veya tek ünite olarak toplam 500 metrekare ve üzeri örtü altı alanında bitkisel üretim yapan üreticiler, örtü altı kayıt sistemine kaydolmaları durumunda düşük faizli yatırım ve işletme kredisinden yararlandırılacak.

Yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan üretimi yapan üreticilerin faiz indirimli kredi kullanabilmeleri için “Yetkilendirilmiş Tohumculuk Kuruluşu Belgesi”ne sahip olması ve sertifikasyon sistemi dahilinde yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan, doku kültürüyle tohumluk veya sözleşmeli üretim yapması gerekecek.

Organik tarımsal girdi üretimini yapan, ürünü toplayan, işleyen, ambalajlayan, pazarlayan, bu faaliyetleri yapacak üreticilere sadece kendi faaliyetleriyle ilgili faiz indirimli yatırım ve işletme kredisi kullandırılacak.

İkinci el traktörlerde “8 yaş ve altı” şartı

Zirai kredilendirme belgeli traktörler için yatırım kredisi kullandırılacak. Traktör kredisi için üreticilerin faaliyet konuları arasında bitkisel üretim veya küçükbaş-büyükbaş hayvancılık ve kanatlı üretimi (damızlık dahil) konularından en az birisinin bulunması şartı aranacak. Ayrıca, kredi kapsamında alınacak ikinci el traktörlerin 8 yaş ve altında olması gerekecek.

Lisanslı depoculuk yatırımları için kurulmuş ya da kurulacak lisanslı depo işletmelerine inşaat yatırımlarıyla makine-ekipman alımlarına yönelik yatırım kredisi kullandırılacak. Ayrıca kapasite artışları ve yenilemeler de bu kapsamda değerlendirilecek.

Türkiye Milli Tarım Projesi Havza Bazlı Destekleme Modeli kapsamında öngörülen havzalarda yetiştirilen ürünlerle uyumlu depolama yatırımı yapan lisanslı depo işletmelerine yatırım kredisi verilecek.

Lisanslı depoculuk kriterlerini haiz depo yatırımı yaparak, depolarını ve işletmeciliğini Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne uzun süreli kiralayan gerçek ve tüzel kişilerin lisanslı depo yatırımları da bu kapsamda değerlendirilecek. Kamu kurum ve kuruluşları lisanslı depo yatırımlarında söz konusu kapsamdan yararlanabilecek.

Üreticilerin stratejik bitkisel üretim konusunda faiz indirimli kredi kullanabilmeleri için aspir, yağlık ayçiçeği, kolza, kanola, kütlü pamuk, soya, susam, yağlık zeytin ve tıbbi aromatik bitkilerden “kekik, biberiye, adaçayı, sığla yağı, sumak, keçi boynuzu, defne, fesleğen, likapa, ıhlamur, safran ve jojoba” üretimini yapıyor ya da yapacak olması gerekecek.

Tarımsal işletme kredileri Tarımsal işletme Kredileri Tarımsal işletme Kredileri

19 Mart 2018 / by / in
Ford Otosan’ın ihracatı 5 milyar dolara dayandı

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından Ford Otosan, geçen yıl 5 kıtada 89 ülkeye 297 bin 396 araç ve yedek parça ihraç ederken, şirketin 2016’da 3,8 milyar dolar olan ihracat geliri de bu dönemde yüzde 29 artışla 4,9 milyar dolar oldu. Şirket faaliyet raporuna göre, Türkiye’nin önde gelen otomotiv üreticilerinden Ford Otosan, pazar büyümesi ve araçlarına olan yoğun talebin etkisiyle 2017’yi güçlü sonuçlarla kapattı. Ford Otosan’ın ihracatı 5 milyar dolara dayandı.

Ford Otosan’ın ihracatı 5 milyar dolara dayandı

Geçen yıl kapasite artırım yatırımının ilk fazının tamamlanmasıyla Gölcük, Yeniköy ve İnönü fabrikalarının toplam üretim kapasitesini 440 bin adede yükselten şirket, bu dönemde yüksek dış talebe bağlı olarak önceki yıla göre yüzde 12’lik artışla 373 bin 7 araç üretti.

Türkiye toplam araç üretiminin yüzde 22’sini, ticari araç üretiminin yüzde 67’sini tek başına sağlayan Ford Otosan, söz konusu dönemde tarihindeki yıllık üretim rekorunu kırarken, kapasite kullanım oranını da 8 puan artışla yüzde 88’e çıkardı.

Tarihinin en yüksek ihracatı

Ford’un Avrupa’daki büyüme odaklı stratejisi, Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim merkezi konumunda olan Ford Otosan’a ihracat açısından önemli katkı sağladı. Avrupa’da satılan “Transit” model ürün gamının yüzde 80’ini üreten Ford Otosan, 2017’de ihracat adedini yüzde 16 arttırarak 297 bin 396’ya yükseltti. Şirketin 2016’da 3,8 milyar dolar olan ihracat geliri ise geçen yıl yüzde 29 artarak 4,9 milyar dolarla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.

Model bazında ihracatta ilk sırayı yüzde 53 payla “Custom” alırken, “Transit” yüzde 34 ile ikinci, “Courier” de yüzde 13 ile üçüncü oldu.

Geçen yıl 5 kıta da 89 ülkeye araç satan şirketin ana ihracat pazarı Avrupa oldu.

Şirketin dış satışlarında ilk sırayı yüzde 33 payla İngiltere alırken, bu ülkeyi yüzde 16 payla Almanya, yüzde 8 payla Fransa ve İspanya, yüzde 6 payla İtalya takip etti.

Toplam kapasite 455 bine yükselecek

Custom modeline olan yüksek ihracat talebini karşılamak için geçen yıl yatırım kararı alan şirket, Gölcük fabrikasının 290 bin adet olan kapasitesini 52 milyon dolarlık yatırımla iki aşamada 330 bine çıkarmak için çalışma başlattı.

Yatırımın ilk aşamasının 2017’nin son çeyreğinde devreye alınmasıyla şirketin Gölcük fabrikasındaki kapasitesi 315 bin adede, 415 bin olan toplam kapasitesi ise 440 bin adede çıktı. Çalışmaların Eylül 2018’de tamamlanmasıyla şirketin toplam araç üretim kapasitesi 455 bin adede yükselecek.

İstihdamda lider

2013-2017 döneminde toplam istihdamını yüzde 78 arttıran Ford Otosan, 2017’de de otomotiv sektöründeki istihdam liderliğini sürdürdü. Şirketin 2016’da 10 bin 261 olan toplam istihdamı geçen yıl yüzde 12’lik artışla 11 bin 501’e ulaştı.

18 Mart 2018 / by / in
Trafik sigortasında yüzde 30 indirim

Trafik sigortası’nda yüzde 30 indirim mümkün olacak

TÜSODER Sigorta Komisyonu Başkanı Çağatay, “Tüketiciler,
yüksek fiyatlı poliçelerini trafik sigortasında ‘tavan fiyat’ uygulaması başladıktan sonra
yüzde 5 kesinti ile iptal ettirip, ortalama yüzde 30 indirimle trafik sigortasını yaptırabilir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, önceki gün yaptığı açıklamada,
Hazine Müsteşarlığınca, zorunlu trafik sigortası primlerinin makul fiyatlara düşmemesi
nedeniyle tavan fiyat uygulanması kararı aldıklarını kaydederek, uygulama ile otomobillerde
zorunlu trafik sigorta primlerinde ortalama yüzde 30’luk indirim sağlanacağını, trafiğe yeni çıkacak otomobillerde ise indirimin yüzde 40’ı bulacağını belirtmişti.

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Sigorta Komisyonu Başkanı Taner Çağatay, konuya ilişkin yapılan değerlendirmede, bu çok önemli gelişmenin 20 milyon sürücüyü ilgilendirdiğini kaydederek, uygulamanın nisan ayında başlayacağını söyledi.

Trafik sigortası’nda yüzde 30 indirim

Çağatay, “tavan fiyat” uygulaması başladığında son 3 ay içerisinde zorunlu trafik sigortasını yüksek fiyattan yaptıran tüketicilerin poliçesini iptal ettirebileceğini belirterek, “Yeni fiyattan ortalama yüzde 30 indirimle trafik sigortasını yaptırabilir.” dedi.

Tüketicilerin, https://www.sbm.org.tr sitesinden araçlarının primlerini görme hakkına sahip olduğunu dile getiren Çağatay, “Hazine Müsteşarlığı’nın daha önce yaptığı düzenlemeye göre zorunlu trafik sigortası yaptırıldıktan sonra 3 ay içinde poliçe iptal ettirilebiliyor.” açıklamasında bulundu.

21 Mart 2017 / by / in
Tekstilde teşvik kapsamı genişliyor

TGSD, tekstil ve hazır giyim için cazibe merkezleri kapsamının genişletilmesi ve teşviklerin henüz taşınmadan mevcut yerinde verilmesi için bakanlıktan olumlu geri dönüş aldı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Şeref Fayat, cazibe merkezleri programı kapsamında tekstil ve hazır giyim sektörüne yatırım teşviki verilecek 5 il sınırlamasının 23 ili kapsayacak şekilde genişletilmesi için Kalkınma Bakanlığı ile görüştüklerini ve bakanlığın bu talebe olumlu yaklaştığını söyledi. Tekstilde teşvik kapsamı genişliyor

Fayat, ayrıca mevcut yatırımın bu illere taşınması için verilecek desteklerin de, 1-2 yıllık hazırlık sürecini kapsayacak şekilde, henüz fabrika yatırımı taşınmadan mevcut yerinde verilmesi taleplerinin de bakanlık tarafından olumlu karşılandığını ve yakında bu yönde bir açıklama yapılabileceğini söyledi.

TGSD’nin hazır giyim sektörünün 2030 yol haritasını içeren “Ufuk 2030” raporunun tanıtımında konuşan Fayat, “Cazibe merkezleri ile ilgili çok önemli teşvikler açıklandı. Belki Cumhuriyet tarihinin en önemli teşvikleri açıklandı. Ama bir bacak eksik. Özellikle büyük şehirlerde yerleşik firmalara yönelik taşınma desteği. 1-2 yıl yerinde kalacak, ama bu sürede taşınma hazırlığında olanlara da destek verilmeli” dedi ve ekledi:

“Yatırım imzasını atmış firmalara hazırlığını tamamlayana kadar 1-2 yıl, en azından bir yıl mevcut yerinden bu teşviklerden yararlanması için Kalkınma Bakanlığından taleplerimiz oldu. Çok olumlu yaklaşıldı. Bakanlar Kurulu’na sunacaklarını açıkladılar. Sanıyorum yakında açıklanacak.”

Tekstilde teşvik kapsamı genişliyor

Fayat, cazibe merkezleri kapsamında tekstil ve hazır giyim sektörü için
teşviklerin 5 ille sınırlanmasına karşı da talepte bulunduklarını belirterek şöyle konuştu:

“Bize teşvik verilecek iller ağırlıkla terörle anılan iller. Güvenlik olmadan yatırım gitmez. Bu nedenle teşviklerin 23 ili kapsayacak şekilde genişletilmesi talebimizi ilettik. Bakanlık sıcak baktı. Bununla ilgili de bir düzenleme olabilir” diye konuştu.

Fayat’ın verdiği bilgiye göre, mevcut durumda tekstil ve hazır giyim sektörü için
Batman, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin illerine yapılacak yatırımlar teşvik kapsamında değerlendiriliyor.

“Yatırım imzasını atmış firmalara hazırlığını tamamlayana kadar 1-2 yıl, en azından bir yıl mevcut yerinden bu teşviklerden yararlanması için Kalkınma Bakanlığından taleplerimiz oldu. Çok olumlu yaklaşıldı. Bakanlar Kurulu’na sunacaklarını açıkladılar. Sanıyorum yakında açıklanacak.”

21 Mart 2017 / by / in
Rusya’dan Antalya’ya gelen turist sayısı

Rusya’dan Antalya’ya gelen turist sayısı artıyor

Seyahat acenteleri aracılığıyla Rusya’dan Antalya’ya geçen ay 12 bin 679 turist geldi. Rusya’dan Antalya’ya gelen turist sayısı artıyor. Rusya’dan Antalya’ya şubat ayında seyahat acenteleri aracılığıyla 12 bin 679 turist geldi. Geçen yılın aynı ayında bu ülkeden gelen turist sayısı sadece 360 olmuştu. Ocak-şubat döneminde kente gelen turist sayısı da 27 bin 75 olarak belirlendi. Söz konusu rakam geçen yılın aynı döneminde bin 398 kişi olarak kayıtlara geçmişti.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı, 2016’nın önemli bölümünde Rusya pazarının kapalı olduğunu, bu nedenle bu seneki rakamların geçen yılla kıyaslanmaması gerektiğini söyledi.

Rakamların 2015 ve 2014 yıllarıyla mukayese edilmesinin daha doğru olacağını belirten Yağcı, “2015 ile kıyaslarsak Rusya’dan gelen turist sayısında yaklaşık yüzde 25’e yakın artış var, bu da oldukça ciddi bir rakam. 2014 rakamlarıyla da başabaşız.” diye konuştu.

Rusya’dan Antalya’ya gelen turist sayısı artıyor

Bölgede erken rezervasyonlarda da ciddi bir artış olduğuna işaret eden Yağcı, “Şu andaki duruma göre, bu yıl 2015, hatta 2014 rakamlarını bulmamamız için bir neden yok. Ben Rusya’dan gelen turist sayısının 4 milyona kadar çıkacağı görülüyor.

Yağcı, Rusya’dan gelişlerde esas trafiğin nisan ayında başlayacağını dile getirerek şöyle devam etti:

“Fakat şu andaki rakamlar bize gösteriyor ki Rusya’da ciddi bir potansiyel var. Rus halkının Türkiye’ye gelme istekleri olduğunu görüyoruz. Siyasi, ekonomik bir sıkıntı olmadığı sürece 2017 yılında Antalya’da 2,5 milyon ile 4 milyon kişi bandında Rus turisti ağırlayacağımızı düşünüyorum. Bunun da nedeni, otellerimizin kalitesi çok iyi, her tüketiciye hitap eden fiyatlarımız mevcut. Ayrıca Akdeniz’de tatil yapma alışkanlığı olan ciddi bir kitle var. Onların da Antalyaya özlemle baktıklarını düşünüyoruz. Antalyada yaşadıkları tatil keyfini tekrar yaşamak istediklerini, ocak ve şubat aylarındaki rakamlardan görüyoruz.”

Erken rezervasyonlarda da ciddi bir artış olduğuna işaret eden Yağcı, “Şu andaki duruma göre, bu yıl 2015, hatta 2014 rakamlarını bulmamamız için bir neden yok. Ben Rusya’dan gelen turist sayısının 4 milyona kadar çıkacağını düşünüyorum.” dedi.

21 Mart 2017 / by / in
Antalya City Expo 23 Mart’ta açılacak

Antalya City Expo 23 Mart’ta açılacak; Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı Tütüncü, “Bu yıl fuarın teması, ‘inovasyon ve akıllı şehirler’ olarak belirlenmiştir. Hem belediyelerin akıllı şehir uygulamaları hem de belediyeciliğe getirilen yeni soluk, inovasyon çatısı altında ele alınacak” dedi.

Akdeniz Belediyeler Birliği tarafından Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle düzenlenecek 7. Antalya Şehircilik ve Teknolojileri Fuarı (Antalya City Expo) ve Yerel Yönetimler Sempozyumu’nun, 23-26 Mart 2017 tarihlerinde Antalya Expo Center‘de gerçekleştirileceği bildirildi.

Akra Barut Otel’deki basın toplantısında fuara ilişkin bilgi veren Akdeniz Belediyeler Birliği ve Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Akdeniz Belediyeler Birliğinin Antalya City Expo ile son 7 yıldır önemli ve güzel bir etkinliğe imza attığını söyledi.

Antalya City Expo

Fuar için bir danışma kurulu oluşturulduğunu ve bu kurul üyelerinin fuarın en iyi şekilde neticelenmesi için yaklaşık 4 aydır çalıştığını anlatan Tütüncü, “Bu fuar üstün bir gayretin, büyük bir emeğin üzerinde yükseliyor. Türkiye’de her yıl pek çok fuar düzenleniyor ama bu kadar ciddi bir disiplinle Türkiye’nin karış karış dolaşıldığı bir fuar belki vardır ama ben bilmiyorum. Danışma kurulumuz Türkiye’deki 10 bölgesel belediye birliğini, Türkiye Belediyeler Birliğini, Türk Dünyası Belediyeler Birliğini, Ankara, Çukurova, İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Isparta, Burdur, Trabzon’un da aralarında bulunduğu pek çok büyükşehir ve yerel belediyeleri kapı kapı dolaşmış, belediye başkanlarına, bürokratlarına, yetkililerine bu fuarın tanıtımı yapmış ve fuara davet etmiştir.” diye konuştu.

Fuarda geçen yıl 4 bin metrekare seviyesinde kullanılan alanın bu yıl 7 bin 500 metrekareye yükseldiğini kaydeden Tütüncü, geçen yıl 70 olan katılımcı firma sayısının da bu yıl 150’ye yükseldiğini dile getirdi.

“Fuarın teması bu yıl “inovasyon ve akıllı şehirler”

Belediyeciliğin “insanların yaşamını kolaylaştırma sanatı” olduğunu kaydeden Başkan Tütüncü, belediyecilikte yapılan işin standardının olmadığını, her alanın dipsiz bir kuyu olduğunu ve çok geniş bir alanda hizmet verildiğini söyledi.

Bu nedenle belediyelerin son teknolojileri görmeleri, hayal dünyalarını geliştirebilmeleri açısından bu tür fuarların önem taşıdığını belirten Tütüncü, şöyle konuştu:

“Bu yıl fuarın teması ‘inovasyon ve akıllı şehirler’ olarak belirlenmiştir. Hem belediyelerin akıllı şehir uygulamaları hem de belediyeciliğe getirilen yeni soluk inovasyon çatısı altında ele alınacak. Her yıl 3 gün olarak yapılan fuar bu yıl 4 güne çıkarıldı. Bu yıl dış katılımcıların rahatça gelebilmesi ve pazar gününün de dahil edilmesiyle fuar 4 gün olarak planlandı. Geçen yıl düzenlenen City Expo’yu yaklaşık 15 bin kişi ziyaret etmişti. Sadece profesyonellerin katıldığı bir fuar olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu sayı çok ciddi bir sayıdır. Bu yıl bu sayının da üzerinde bir katılımcı bekliyoruz.”

Fuarda firmaların yanı sıra belediyelerin de stant açtığını kaydeden Tütüncü,
bütçesi dar küçük belediyelere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve onları stant açabilmeleri için desteklediklerini sözlerine ekledi.

Belediye hizmetleriyle ilgili tüm malzemeler fuarda

Fuarda, belediye ulaşım araçları, geçiş ve aktarma sistemleri,
belediye demirbaş ve tüketim malzemeleri, kent mobilyaları, park-bahçe düzenlemeleri,
bahçe süs bitkileri, peyzaj, altyapı, su, gaz, yol malzeme ve ekipmanları, arıtma sistemleri,
temizlik ve bakım ekipmanları, ses, ışık ve görüntü ekipmanları, spor tesisi ve spor malzemeleri,
güvenlik, yangın, iş sağlığı ve güvenliği, elektrik, elektronik, bilgisayar otomasyon, yazılım, e-belediyecilik sistemleri gibi ürünler sergilenecek.

23-26 Mart 2017 tarihlerinde Antalya Expo Center’de düzenlenecek fuarda,
özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’dan belediye başkanları ve heyetler halinde ağırlanarak Türkiye’deki belediyelerle protokol görüşmeleri sağlanacak.

21 Mart 2017 / by / in